Türkiye’de tarımsal üretimin doğal kaynaklarla uyumlu hale getirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında Kars ve Bingöl’de doğa temelli tarım uygulamaları için saha süreci başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, bölgesel koşullara uygun sürdürülebilir üretim modellerinin geliştirilmesi ve farklı alanlarda uygulanabilecek örneklerin ortaya çıkarılması hedefler arasında.
Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü (TRGM), Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Küresel Çevre Fonu (GEF) ve Doğa Koruma Merkezi (DKM) iş birliğiyle yürütülülen çalışmalar, “Doğa Temelli Çözümler Yoluyla Tarım-Gıda Sisteminin Sürdürülebilirliğinin ve Dayanıklılığının Artırılması Projesi” kapsamında gerçekleştiriliyor.
Kars ve Bingöl’de saha çalışmaları gerçekleştirildi
Proje kapsamında 15-18 Eylül 2026 tarihleri arasında Kars ve Bingöl’de saha çalışmaları yapıldı. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ekipleri, FAO ve Doğa Koruma Merkezi temsilcileriyle birlikte farklı bölgelerde incelemelerde bulundu.
Saha programının temel amaçlarından biri, proje kapsamında uygulanabilecek çalışmaların yalnızca genel hedeflere göre değil, illerin mevcut tarımsal yapısı, doğal kaynakları ve üreticilerin ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenmesi oldu.
Bu kapsamda kamu kurumları, üretici örgütleri ve diğer yerel paydaşlarla görüşmeler gerçekleştirilirken, potansiyel uygulama alanları da yerinde incelendi.
Tarımsal üretimde doğa temelli çözümler değerlendiriliyor
Kars ve Bingöl’de gerçekleştirilen incelemelerde farklı üretim alanlarına ilişkin uygulamalar ele alındı. Özellikle mera yönetimi ve restorasyonu, sürdürülebilir otlatma, yem bitkileri üretimi, koruyucu tarım ve su yönetimi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Bunun yanında yerel hayvan genetik kaynaklarının korunmasına yönelik mevcut çalışmalar da değerlendirildi. Daha önce gerçekleştirilen uygulamaların proje kapsamında geliştirilerek farklı alanlarda yaygınlaştırılması ihtimali üzerinde de duruldu.
İncelemeler sonucunda demonstrasyon ve pilot uygulamalara uygun olabilecek alanların belirlenmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı.
Yerel kurumlar ve üreticilerle görüş alışverişi yapıldı
Proje ekibi, Kars ve Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinde düzenlenen toplantılarda yerel yöneticiler, teknik personel, yetiştirici birlikleri ve ilgili kuruluşlarla bir araya geldi.
Toplantılarda projenin hedefleri ve uygulama yöntemi hakkında bilgi paylaşılırken, illerde daha önce gerçekleştirilen çalışmalar da değerlendirildi. Üreticilerin karşılaştığı sorunlar, yerel öncelikler ve kurumlar arasındaki iş birliği imkanları görüşmelerin önemli başlıklarını oluşturdu.
Ayrıca yeni uygulamaların mevcut tarımsal destekleme mekanizmaları ve bölgelerde devam eden diğer çalışmalarla nasıl bütünleştirilebileceği konusunda fikir alışverişinde bulunuldu.
Amaç yalnızca çevreyi korumak değil!
Doğa temelli tarım yaklaşımında doğal kaynakların korunmasının yanı sıra üretimin ekonomik açıdan sürdürülebilir olması da önem taşıyor.
Bu nedenle Kars ve Bingöl’deki saha çalışmalarında üretici örgütlenmesi, ürünlerin markalaşması, pazarlama imkanları, sertifikasyon, değer zincirlerinin geliştirilmesi ve finansmana erişim gibi konular da gündeme geldi.
Proje kapsamında ayrıca İzleme, Raporlama ve Doğrulama (MRV) sistemlerinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı.
Bu yaklaşım sayesinde doğa temelli uygulamaların yalnızca proje süresince gerçekleştirilmesi değil, proje sonrasında da üreticiler tarafından sürdürülebilmesi amaçlanıyor. Bu noktada çevresel kazanımların yanında üretici gelirlerine ve kırsal ekonomiye katkı sağlayabilecek modellerin geliştirilmesi önem taşıyor.
Proje 6 ilde uygulanacak
Kars ve Bingöl’deki çalışmalar, daha geniş kapsamlı bir projenin parçası olarak yürütülüyor. Projenin uygulama alanında Kars ve Bingöl’ün yanı sıra Tekirdağ, Niğde, Nevşehir ve Kahramanmaraş da bulunuyor.
Projenin temel hedefleri arasında doğa temelli çözümlerin tarımsal üretim sistemlerine dahil edilmesi, biyolojik çeşitlilik kaybının ve toprak bozulmasının azaltılması, tatlı su kaynakları üzerindeki baskının hafifletilmesi, tarımsal kaynaklı kirliliğin azaltılması ve sera gazı emisyonlarının düşürülmesine katkı sağlanması yer alıyor.
Özellikle buğday üretimi ile hayvancılık ve mera sistemleri, projenin odaklandığı temel üretim alanları arasında bulunuyor. Sürdürülebilir üretim için izlenebilirlik sistemleri, sürdürülebilirlik standartları ve farklı finansman mekanizmalarının geliştirilmesi de projenin hedefleri arasında yer alıyor.
Saha sonuçları pilot uygulamaların yol haritasını belirleyecek
Kars ve Bingöl’de gerçekleştirilen incelemelerden elde edilen teknik veriler ile yerel paydaşların görüşleri, bundan sonraki uygulamaların şekillendirilmesinde kullanılacak.
Bu değerlendirmeler doğrultusunda pilot ve demonstrasyon çalışmalarının hangi alanlarda ve hangi yöntemlerle gerçekleştirileceğinin belirlenmesi ilk amaçlardan biri.
Projenin uzun vadeli hedefi ise her ilin doğal yapısına, tarımsal üretim özelliklerine ve üretici ihtiyaçlarına uygun modeller geliştirmek. Hazırlanacak uygulamaların ölçülebilir, sürdürülebilir ve gerektiğinde farklı bölgelere uyarlanabilir olması açısından çok önemli.
Kars ve Bingöl’de gerçekleştirilen saha programı böylece doğa temelli çözümlerin yerel tarımsal üretim sistemlerine uyarlanması açısından önemli bir uygulama aşamasını oluşturdu. Önümüzdeki süreçte saha çalışmalarından elde edilen bulguların değerlendirilmesiyle pilot uygulamaların kapsamının netleştirilmesi ve yaygınlaştırılması ortaya çıkacak sonuçlardan en önemlisi.









