Dünya genelinde iklim kriziyle mücadele her geçen gün daha kritik bir boyuta ulaşırken, gözler Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (BMİDÇS) en üst düzey karar alma organı olan 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) çevrildi. Küresel iklim politikasının geleceğini belirleyecek bu dev zirve, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde, Akdeniz’in incisi Antalya’da gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Antalya bu işte zirve yapılan yer olacak” sözleriyle önemini vurguladığı zirve öncesinde hazırlık çalışmaları, diplomatik pazarlıklar ve uluslararası talepler tüm hızıyla sürüyor.
İşte iklim zirveleri tarihinde yeni bir dönemi başlatması beklenen COP31 ile ilgili en son haberler, öne çıkan başlıklar ve zirveye dair merak edilen her şey.
Türkiye ve Avustralya Modelini Anlamak!
COP31, BM iklim zirveleri tarihinde daha önce benzeri görülmemiş bir yönetim modeline sahne oluyor. Ev sahipliği için uzun süren müzakerelerin ardından Türkiye ve Avustralya, zirveyi birlikte yönetmek adına ortak bir başkanlık modeli geliştirdi.
- Türkiye’nin Rolü: Konferansın resmi ev sahibi olan Türkiye, Antalya EXPO alanını dev bir iklim üssüne dönüştürüyor. Zirvenin dönem başkanlığını yürütecek olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, zirvenin lojistik operasyonlarından, iletişim stratejisinden ve küresel “Eylem Gündemi”nin koordinasyonundan sorumlu olacak.
- Avustralya’nın Rolü: Diplomatik müzakerelerin yürütülmesini ise Avustralya üstleniyor. Süreci Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen yönetecek. Özellikle iklim krizinden en doğrudan etkilenen Pasifik ada ülkelerinin haklarını savunmak adına Avustralya, müzakere metinlerinin taslaklarını hazırlamada kritik rol oynayacak.

Bakan Murat Kurum, eylül ayında yaptığı açıklamalarda yetki paylaşımına rağmen son kararın Türkiye’de olacağını vurgulayarak zirvedeki uzlaştırıcı ve güçlü liderlik misyonunun altını çizdi.
Antalya İklim Portalı Alanı Yeniden Dizayn Ediliyor
Zirvenin gerçekleşeceği 1 milyon metrekarelik devasa İklim Portalı COP31 Alanı (eski adıyla EXPO 2016 Antalya alanı), uluslararası standartlara göre yeniden dizayn ediliyor. Bakanlık tarafından paylaşılan son bilgilere göre alan iki ana bölüme ayrıldı:
- Mavi Bölge (Blue Zone): Sadece akredite devlet liderleri, resmi diplomatlar ve BM yetkililerinin girebildiği; küresel yasal anlaşmaların ve resmi iklim müzakerelerinin yürütüleceği stratejik alan.
- Yeşil Bölge (Green Zone): Sivil toplum kuruluşları, gençlik örgütleri, akademisyenler, iş dünyası ve girişimcilerin fikir alışverişinde bulunacağı; halka ve küresel paydaşlara açık inovasyon alanı.
Zirvenin en kritik virajı olan Dünya Liderleri İklim Eylemi Zirvesi ise 11-12 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek ve düzinelerce devlet başkanını Antalya’da ağırlayacak.
COP31 Gündeminde Hangi Kritik Başlıklar Var?
Avrupa Birliği (AB) büyükelçilerinin ve uluslararası çevre örgütlerinin yaptığı son açıklamalara göre, COP31 artık “sadece vaatlerin verildiği” bir zirve olmanın ötesine geçmek zorunda. Küresel kamuoyu artık ülkelerden somut ve ölçülebilir adımlar (implementasyon) bekliyor. Antalya’daki zirvenin ana odak noktaları şunlar olacak:
- İklim Finansmanı Uçurumu: Murat Kurum’un İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi’nde yaptığı çağrı doğrultusunda, gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere vermesi gereken finansal desteklerdeki devasa boşluğun kapatılması hedefleniyor.
- 1.5°C Hedefine Geri Dönüş: Paris Anlaşması’nın küresel sıcaklık artışını 1.5 derece ile sınırlandırma hedefinden sapan büyük emisyon üreticisi ülkelere baskı artırılacak.
- Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi: Türkiye’nin küresel ölçekte öncülük ettiği ve BM nezdinde takdir gören “Sıfır Atık” vizyonu, zirvenin merkez temalarından biri olacak.
- Sektörel Dönüşüm ve Sigortacılık: Küresel risk yönetimi çerçevesinde, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ve UNEP iş birliğiyle Antalya’da ilk kez geniş kapsamlı bir Küresel Sürdürülebilir Sigortacılık Zirvesi düzenlenerek iklim direnci yatırımları masaya yatırılacak.
Türkiye’nin Masadaki Rolü
COP31 Başkanı olan Türkiye, masada sadece bir katılımcı değil, küresel çıkarları gözeten bir uzlaştırıcı rolü oynamayı hedefliyor. Ancak uluslararası bağımsız kuruluşlardan Türkiye’nin kendi enerji politikalarına yönelik eleştiriler de gecikmedi.
Climate Action Tracker (CAT) tarafından yayımlanan son analiz raporunda;
- Türkiye’nin yenilenebilir enerji altyapısını hızla geliştirmesi,
- Yerli elektrikli araç (Togg) pazar payını %19 seviyelerine çıkarması
- Batarya teknolojilerindeki başarısı övüldü.
Buna karşın, Türkiye’nin hala fosil yakıt ve kömür sübvansiyonlarına devam etmesi “yetersiz” bulunarak, iklim liderliği için net sıfır karbon hedeflerinde (2053) daha radikal bir kömürden çıkış takvimi açıklaması gerektiği savunuldu. Buna karşılık Türkiye ise D-8 ve bölgesel ortaklıklarla yeşil kalkınma hamlesine kararlılıkla devam ettiğini bildiriyor.
Antalya EXPO Center’daki bu tarihi zirveye delegasyon, gözlemci veya sivil toplum temsilcisi olarak katılmak isteyenler için UNFCCC Online Kayıt Sistemi üzerinden başvurular açık durumdadır.









