Türkiye’nin biyoçeşitlilik ve jeolojik zenginlik listesine dünya çapında ses getirecek yeni bir koruma alanı eklendi. Bitlis kentimizin Tatvan, Ahlat ve Güroymak ilçelerinin kesişim noktasında konumlanan, büyüleyici gölleri ve benzersiz ekosistemiyle bilinen Nemrut Kalderası, resmi olarak “Milli Park” statüsüne kavuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayladığı kararla birlikte, bölge Türkiye’nin ilan edilen 53’üncü milli parkı unvanını resmen aldı.
Bakan Yumaklı: “Geleceğe Bırakacağımız En Kıymetli Miras”
Yatırıma ve tescil sürecine dair resmi açıklamalarda bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çevre koruma vizyonunun önemine dikkat çekti. Doğayı ve doğal kaynakları muhafaza etmenin gelecek nesillere olan borcumuz olduğunu hatırlatan Yumaklı, bölgenin terörden arındırılmasıyla tesis edilen huzur ikliminin bu tür vizyon projelerine zemin hazırladığını vurguladı. Nemrut Kalderası’nın küresel doğa turizmi pazarında artık çok daha güçlü bir marka haline geleceğini ifade etti.
DKMP Ekipleri Bölgeyi Titizlikle Koruyacak
Yeni statüyle birlikte Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü ekipleri, kaldera genelinde geniş kapsamlı koruma, izleme ve sürdürülebilir yönetim planlarını devreye alacak. Dünyanın en büyük ikinci, Türkiye’nin ise en büyük krater gölüne ev sahipliği yapan Nemrut Kalderası’nda:
- Endemik bitki türleri ve yaban hayatı popülasyonu sıkı koruma altına alınacak.
- Çevre kirliliğinin önüne geçilmesi için ziyaretçi sınırları ve ekolojik yürüyüş rotaları belirlenecek.
- Bölge genelinde kaçak yapılaşma veya ekosisteme zarar verecek her türlü faaliyet tamamen engellenecek.
Bölge Ekonomisine Ekoturizm Dopajı!
Nemrut Kalderası’nın 53. milli park ilan edilmesi, Bitlis ve çevresindeki yerel ekonomi ile turizm sektörü için de bir dönüm noktası anlamına geliyor. Milli park unvanı, yerli turistlerin yanı sıra özellikle uluslararası doğa fotoğrafçıları, jeologlar ve trekking tutkunları için bölgeyi cazibe merkezi haline getirecek. Bakanlık, yürütülecek koruma-kullanma dengesiyle hem doğanın zarar görmemesini hem de bölge halkının ekoturizm gelirlerinden maksimum fayda sağlamasını hedefliyor.









