Küresel iklim sisteminin en kritik bileşenlerinden biri olan Atlantik Meridyen Devinim Dolaşımı (AMOC), insan kaynaklı küresel ısınmanın etkisiyle hızla zayıflıyor ve potansiyel bir çöküş eşiğine yaklaşıyor. Bilim insanları, bu dev okyanus akıntısının durması halinde dünyanın büyük bölümünde ısınmanın devam edeceğini, ancak Kuzey Avrupa başta olmak üzere bazı bölgelerde ani ve şiddetli soğumaların yaşanacağını belirtiyor. Bu durum, tarımdan gıda güvenliğine, biyoçeşitlilikten deniz seviyesi yükselişine kadar zincirleme felaketlere yol açabilir.
AMOC Nedir ve Neden Bu Kadar Önemli?
AMOC, Atlantik Okyanusu’nda tropik bölgelerden sıcak suyu kuzeye taşıyan ve soğuk suyu güneye geri döndüren dev bir dolaşım sistemidir. Körfez Akıntısı (Gulf Stream) da bu sistemin bir parçasıdır. Bu doğal “ısı taşıyıcısı”, Avrupa’nın ılıman iklimini sağlayan ana etkenlerden biridir. Tropiklerden gelen sıcak su, Kuzey Atlantik’te soğuyarak dibe iner ve güneye doğru akar; böylece küresel ısı dengesi sağlanır.
Ancak Grönland ve Arktik buzullarının erimesi, tatlı suyun okyanusa karışması, tuzluluk oranının düşmesi ve hava-deniz sıcaklık farklarının azalması gibi faktörler, AMOC’u adım adım zayıflatıyor. Tatlı suyun artması, suyun yoğunluğunu azaltarak derinlere inmesini engelliyor ve dolaşım yavaşlıyor.
Son Araştırmalar Ne Diyor?
Son yıllarda yayınlanan birden fazla çalışma, AMOC’un çöküş riskini yeniden değerlendiriyor:
- Yüksek emisyon senaryolarında (SSP5-8.5), AMOC’un 2055 civarında (2023-2076 arası) çöküşe başlayabileceği belirtiliyor.
- Orta emisyon senaryolarında (SSP2-4.5) ise risk 2063’e (2026-2095 arası) kayıyor.
- Bazı modellerde tipping point (geri dönüşü olmayan eşik) 10-20 yıl içinde geçilebilir.
- Potsdam İklim Etki Araştırma Enstitüsü’nden okyanus bilimci Stefan Rahmstorf: “Korkutucu. Düşük olasılıklı olduğunu varsaymak yanlıştı” diyerek uyarısını yeniliyor.
- İzlanda’da hükümet, AMOC çöküşünü ulusal güvenlik riski ilan etti. Kış sıcaklıklarının -45°C’ye düşebileceği ve ülkenin “dev bir buzul” haline gelebileceği belirtiliyor.
IPCC’nin önceki raporlarında çöküş olasılığı düşük görülse de, yeni uzun vadeli modeller (2300-2500 yılına kadar uzatılan simülasyonlar) bu riskin artık “düşük olasılıklı” olmadığını gösteriyor.
Çöküş Gerçekleşirse Ne Olacak?
AMOC’un tamamen durması halinde:
- Kuzey Avrupa (özellikle İngiltere, İskandinavya, İzlanda) keskin soğuma yaşayacak; kışlar daha sert, yazlar daha kısa ve soğuk olacak.
- Küresel ısınma devam ederken, bazı bölgelerde aşırı sıcak dalgaları artacak.
- Tropikal yağış kuşakları güneye kayacak; Amazon’da kuraklık, Brezilya’nın doğusunda sel riski yükselecek.
- Deniz seviyesi yükselmesi hızlanacak; kıyı şehirleri tehdit altında kalacak.
- Türkiye’ye dolaylı etkiler:
- Biyolojik çeşitlilik azalması,
- Tarım ve hayvancılıkta verim kaybı,
- Aşırı sıcaklık dalgaları ve ani şiddetli yağışlar artışı,
- Gıda fiyatlarında yükselme ve gıda güvenliği sorunları,
- Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında deniz seviyesi tehdidi.
İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Dr. Güven Özdemir, “Buzulların erimesi ve tatlı suyun okyanusa karışması, Körfez Akıntısı’nın hızını ve yönünü değiştiriyor. Bu, daha ağır iklim olayları ve felaketlerin riskini artırıyor” diyor.
İzlanda’nın Tepkisi ve Küresel Kargaşa Uyarısı
İzlanda, AMOC çöküşünü “varoluşsal tehdit” olarak tanımladı. İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Johann Pall Johannsson: “En kötü senaryo gerçekleşirse burada yaşamak dayanılmaz hale gelebilir.” Meteoroloji Dairesi Genel Müdürü Hildigunnur Thorsteinsson ise “O noktada ülke dev bir buzul haline gelir” uyarısında bulundu.
Stratejik İklim Riskleri Girişimi Başkanı Laurie Laybourn: “Büyük nüfuslu ülkelerin alıştıkları iklim rejiminden uzaklaşmasıyla tetiklenen küresel bir kargaşadan söz ediyoruz. Bu, ciddi ve kalıcı bir küresel istikrarsızlık yaratır.”
Ne Yapılabilir?
Bilim insanları, sera gazı emisyonlarını hızla azaltmanın hala etkili olabileceğini vurguluyor. Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak bile riski önemli ölçüde düşürebilir. Ancak emisyonlar bugünkü seviyede kalırsa, sistem kritik eşiğe çok yakın görünüyor.
Meteoroloji uzmanı Halldor Björnsson’un sözleri uyarı niteliğinde: “AMOC örneğinde, çökmeye başladığını bildiğiniz anda muhtemelen çok geçtir. Bilimsel kesinliği beklememelisiniz.”
Küresel ısınmanın bu kritik eşiği geçmemesi için fosil yakıtlardan uzaklaşma, yenilenebilir enerjiye geçiş ve uluslararası işbirliği artık bir seçenek değil, zorunluluk haline geliyor.











