Uluslararası bir bilim ekibi, dünyanın iklim sisteminin kontrol edilemeyen bir “sera dünyası” senaryosuna doğru hızla ilerlediğini duyurdu. One Earth dergisinde yayımlanan kapsamlı araştırma, buz tabakaları, tropikal ormanlar ve okyanus dolaşımı gibi kritik bileşenlerin eşik değerlere çok yaklaştığını ortaya koyuyor. Bu eşiklerin aşılması halinde geri dönüşü olmayan, istikrarsız ve daha sıcak bir iklim rejimine geçiş kaçınılmaz hale gelebilir. Makale, gezegenin Holosen döneminden çıkmak üzere olduğunu ve bu değişimin insanlık için yeni bir çağ anlamına gelebileceğini vurguluyor.
Araştırmanın Temel Bulguları
Araştırma, iklim sistemindeki karmaşık geri besleme döngülerini detaylı inceliyor:
- Atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu, son iki milyon yılın en yüksek seviyesinde.
- Küresel ortalama sıcaklık, sanayi öncesi döneme göre 1,5°C’ye yaklaşmış durumda.
- Grönland ve Batı Antarktika buz tabakalarının erimesi, deniz seviyelerini metrelerce yükseltebilir ve okyanus akıntılarını bozabilir.
- Atlantik Meridyen Devinim Dolaşımı (AMOC) zayıflaması, ısı dağılımını değiştirerek Kuzey Yarımküre’de ani soğumalar, tropiklerde ise kuraklık riskini artırabilir.
- Arktik deniz buzullarının azalması, albedo etkisini azaltarak ek ısınmaya yol açıyor.
Bu unsurlar birleştiğinde, sistem “sera dünyası” olarak adlandırılan, yüksek sıcaklık ve aşırı istikrarsızlığın hakim olduğu bir rejime geçebilir. Araştırmacılar, bu sürecin Holosen’in sonu anlamına gelebileceğini ve yeni bir jeolojik çağın başlangıcı olabileceğini belirtiyor.
Prof. Dr. Doğan Yaşar’ın Değerlendirmesi
Oşinograf Prof. Dr. Doğan Yaşar, iklim değişiminin doğal döngülerin bir parçası olduğunu vurguluyor. Yaklaşık 18 bin yıldır süren ısınma sürecinin, 100 bin yılda bir tekrarlanan doğal döngülerden kaynaklandığını belirtiyor:
- 18 bin yıl önce soğuk dönemden çıkıldı.
- M.Ö. 11.500 civarında kısa bir buzul devresi yaşandı.
- Deniz seviyeleri yavaş yavaş yükseldi; bazı dönemlerde yıllık 3 mm, bazı dönemlerde ise 25 mm artış gözlendi.
- Karadeniz seviyesi bu süreçte 678 mm yükseldi.
Prof. Yaşar, iklimin ya ısınma ya da soğuma eğiliminde olduğunu, üçüncü bir seçenek olmadığını ifade ediyor. Tarihi örnekler veriyor:
- 1600’lü yıllarda soğuma dönemi yaşandı; yanardağ patlamaları etkili oldu.
- Bazı yıllarda yaz mevsimi neredeyse yaşanmadı, tarım zorlaştı.
- Vikingler, buzullar eriyince Grönland’a ulaşabildi.
- Binli yıllarda yeniden soğuma başladı, buzullar büyüdü.
Bu döngülerin siyasi ve toplumsal olayları etkilediğini, soğuk dönemlerde tarım ve hayvancılığın zorlaşmasıyla nüfus ve ekonomilerin baskı altına girdiğini belirtiyor.
Güncel Veriler ve 2025-2026 Rekorları
2025, kayıtlardaki en sıcak üçüncü yıl olarak tescil edildi (Copernicus ve WMO verileri). Küresel ortalama sıcaklık 14,97°C’ye ulaştı; sanayi öncesi ortalamanın 1,47°C üzerinde. 2024 en sıcak yıl unvanını korurken, son üç yıl (2023-2025) tarihin en sıcak dönemi oldu. Ocak 2026 da en sıcak beş ocak ayından biri olarak kaydedildi (12,95°C, sanayi öncesi +1,47°C).
La Niña gibi serinletici olaylara rağmen rekor sıcaklıkların devam etmesi, atmosferdeki yüksek sera gazı yoğunluğunun doğal döngüleri bastırdığını gösteriyor. Avustralya’da 49,5°C gibi ekstrem değerler ölçülürken, küresel ısınmanın sıcak dalgalarını 1,6°C artırdığı tespit edildi.
Olası Sonuçlar ve Tehlikeler
“Sera dünyası” senaryosunda:
- Deniz seviyesi metrelerce yükselebilir, kıyı şehirleri ve ada ülkeleri tehdit altında kalır.
- Tropikal yağış kuşakları kayar; Amazon’da kuraklık, bazı bölgelerde sel artar.
- Biyoçeşitlilik kaybı hızlanır; tarım verimi düşer, gıda güvenliği riski yükselir.
- Aşırı hava olayları (sıcak dalgaları, fırtınalar, kuraklık) sıklaşır ve şiddetlenir.
Türkiye için dolaylı etkiler arasında Akdeniz’de deniz seviyesi yükselişi, tarımda verim kaybı ve aşırı sıcaklık dalgaları öne çıkıyor.
Ne Yapılabilir? Acil Eylem Önerileri
Araştırma ve uzmanlar, riski azaltmak için şu adımları öneriyor:
- Fosil yakıt kullanımını hızla azaltmak.
- Yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmak.
- Ormanları korumak ve restore etmek.
- Karbon yutaklarını güçlendirmek.
- Küresel gözlem sistemlerini kurmak ve kritik eşikleri izlemek.
Zaman daralıyor; acil ve büyük ölçekli eylemler olmadan geri dönüşü olmayan değişiklikler kaçınılmaz olabilir.
Kaynak: Haber Global











